fbpx
Anne Baba ve ÇocukBilinçİlişkiMutlulukYaşam Tarzı

Çocukluk Yaralarımız Eşimizi Nasıl Çekiyor?

Duygusal travmalar sözcüğünü duyduğumuzda hemen aklımıza tecavüz, ölüm, şiddet veya ciddi psikolojik saldırılar gelmektedir. Ancak sevgi ve güven dolu bir aile ortamında yetişseniz bile çocukluğunuza dair olumsuz izler taşıyabilirsiniz. Bizler gerçekten de “açgözlü” varlıklarız. Bir ebeveyn ne kadar kendisini çocuklarına adasa da hiçbir zaman ve hiçbir ebeveyn bizim sürekli değişen sınırsız ihtiyaçlarımızın tamamını karşılamaya yetişemeyecektir. Mutlaka hepimizin içinde derinlerde iyileşmeyi bekleyen yaralı çocuk vardır.

Ebeveynler, çocukları üzerindeki en derin etkileri onlara modellik yaparak bırakırlar. Çocuklar içgüdüsel olarak ebeveynlerini çok iyi gözlemlerler. Yaptıkları seçimleri, yapılan haksızlıkları, strese girdikleri anları, sorunlarını nasıl çözdüklerini, haklarına karşı nasıl davranıldığı ve hangi kurallara uyduklarını gözlemlerler. Çocuk bunları bilinçaltına özenle kaydeder. Erken dönemde yaşanan bu toplumsallaşma sürecinin eş seçiminde önemli yeri vardır. E atun’un efsanesinde söylediği gibi doğru insanı, bizi tamamlayarak bir bütün olmamızı sağla yacak olan o mükemmel eşi bulacağımıza dair derin bir inanç geliştirmemize sebep olur. Bu özel insan herhangi biri değildir. O çekici gülümsemesi ya da sıcak yaklaşımıyla çıkagelen herhangi bir kadın ya da adam da değildir. Bu kişiye karşı içimizde bizi heyecanlandıran, bize “O benim aradığım kişi! O benim çocukluk yaralarımı iyileştirecek insan!” dedirten derin bir yakınlık duygusu hissetmeliyiz.

Birçok kişi bilinç düzeyinde olumlu kişilik özellikleri taşıyan insanlar aradıklarını düşünürler. Diğer özelliklerinin yanı sıra nazik, sevecen, hoşgörülü, zeki ve yaratıcı insanları beğenirler. Aslında, mutsuz bir çocukluk geçirmiş olanlar, bunu bildiklerinden dolayı, onları büyüten insanlardan çok farklı insanlara sıcak bakarlar. Kendi kendilerine kurdukları cümlelerden bazıları ise şöyledir: “Asla babam gibi bencil bir insanla evlenmeyeceğim!” “Asla babam gibi despot bir adamla evlenmem!” “Kimse beni annem gibi inatçı bir kadınla evlendiremez!” Durum böyleyken bilinçli eğilimleri ne olursa olsun, bir çok insan kendilerini yetiştiren insanların olumlu ve olumsuz özelliklerini taşıyan insanlara kapılıyor.

Eş seçiminde olumsuz kişilik özelliklerini böylesine çekici kılan nedir? Eş seçimi mantık temeline dayanmıyor. Kişiler ebeveynlerinde gördükleri yetersizlikleri ikiye katlayanları eş olarak seçiyorlar. Ebeveynlerin eksiklerini kapatan insanları seçmiyorlar. Örneğin, ebeveynlerinizin güvenilmez tutumlarından dolayı acı çektiğinizi düşünelim. Böyle bir durumda bilinçaltınızı harekete geçiren hassas noktanız şöyledir: Size bağımlı, dolayısıyla terk edilme endişenizi aşmanıza imkân verecek bir insanla evlenmenizdir. Ya da anne babanızın aşırı koruyuculuğunun sizi çok incittiğini düşünelim. Uygulayacağınız pratik çözüm, ruhunuza bolca hareket alanı tanıyarak tutsaklıktan kurtulmanızı sağlayan birini bulmak olacaktır. Beyninizin eş aramakla görevlendirilmiş olan bölümü, mantıklı sistemli “yeni beynimiz” değil, eski dönemlere kilitlenmiş “ilkel beynimiz”dir. İlkel beynimizin yapmak istediği şey, yetiştirilme koşullarınızı yeniden yaratarak yaşamış olduğunuz aksaklıkları düzeltmektir. Çok ilginç değil mi sizce de?

Bence çok ilginç ve gerçekçi. Hatice senin fikrin nedir bu konuda? Ne düşünüyorsun? Kendi yaşamındaki bilinçaltın ile ilgili bağlantıları kurabiliyor musun? Yanıltmadın beni! Harika! Aynı şeyleri düşündüğümüzü biliyordum! Lütfen devam et. Bundan sonraki çalışmalar tam sana göre.

Bu süreç hayatta kalmanıza yetmiştir. Ancak, duygusal doygunluk hissetmeniz açısından yetersiz kalmıştır. Yeterli doyumu alamamışsınızdır ve bilinçaltınızda eksik kalan bir alan söz konusudur. Eş seçiminde eski beyninizin hareket noktası ilginçtir. Engellenme duygusu yaşadığınız ilk dönemlere geri dönerek yarım kalan işinizi tamamlamaya çalışır. Bayılıyorum bu bilinçaltının gizli oyunlarını keşfetmeye.

Bircan Yıldırım

Bircan Yıldırım çok satan kitaplarım 'BEN KAZANMADAN BİTMEZ, HAYAT CESURLARA TORPİL GEÇER, YAŞAM TERAPİSİ VE DUYGUSAL ZEKA ' okurları tarafından da çok sevilen bestseller kitaplarıdır.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: