fbpx
BilinçDuygusal ZekaİlişkiMutluluk

İlişkilerde Eril ve Dişil Enerji Dengesinin Önemi

Yapılan diğer araştırmalara göre eş seçimimiz daha farklı bir süreçle gerçekleşiyor. Oldukça keyifi ve eğlenceli olan bu bakış açısını biraz inceleyelim.

Eril enerji sadece erkeğe, dişil enerji de sadece kadına özgü değildir. Her kadın ve erkeğin içinde hem eril hem de dişil enerji mevcuttur. Hadi ya diyorsun! Evet Nergisçiğim. Kaç kez söyledim niye hâlâ hadi ya diyorsun? Bazen sana da anlam veremiyorum. Beni zorluyorsun… ;) 

Birçoğumuz “karşı cinsle ilişkilerimizde” zorlanır ve hep aynı sorunları yaşar dururuz. Bazılarımız sorunun karşımıza çıkan kişiden kaynaklandığını düşünür, bazılarımız ebeveynlerini suçlar, bazıları ise kaderim buymuş der ve kabullenir. Asıl neden ise kendi erildişil enerjimizin dengede olmaması ve doğru kullanamıyor olmamızdadır. Bu enerjilerimizin tam olarak farkında olup, onları denge içinde tutabilirsek içsel bütünlüğe ulaşırız. Eril dişil yönlerini dengeleyememiş kişiler eninde sonunda kaçınılmaz bir şekilde ilişkilerinde sorun yaşayacaklardır. Bir yerde ilişkimizin kaderi içimizdeki erildişil enerji dengesinde saklıdır.

Eril ve dişil enerji detayına geçmeden önce bu kısmı iyi anlamamız gerekiyor. Her şeyin birbirinden ayrılamaz iki karşıt kutbu vardır: “yin” kutbu ve “yang” kutbu. Nerede yin ve yang kutuplaşması olur, orada hareket doğar ve süreklidir. Yani biri olmadan diğerinin varlığı hareketi doğurmaya, yaratmaya yetmez. Ve birinin içinde daima diğeri de vardır. Gecenin içinde aydınlık ve sıcağın; gündüzün içinde soğuk ve gölgelerin bulunması; dişi görünümün içinde erkek, erkek görünümün içinde dişi olması; her sorunun, çözümü; sevginin, korkuyu; eylemsizliğin, eylemi; savunmanın, saldırıyı barındırması gibi… Yinyang işaretinin içindeki küçük karşıt renkli daireler de bu özelliği anlatır.

Hepimizin içinde hem eril hem de dişil enerji vardır. Tıpkı fiziksel bedenlerimizde, kadınlarda testosteron, erkeklerde östrojen hormonu olduğu gibi… Bir ressamın ilhamını dişi tarafı verirken, eril tarafı harekete geçerek o ilhamı tuvale döker. Hem eril hem de dişil enerjilerimizi fark etmek, her ikisinin de güçlü yönlerini beslemek, yaşam içinde çok daha kolay yol almamızı sağlayacaktır.

Kadınların, alıcılık, besleme, sakinlik, hassasiyet, duygu ve sezgi ifade etme ve geliştirme yönleri ağır basmaktadır. Geçmişte pek çok kadın, kendine güven, eyleme katılma, mantık yürütme, karar verme yetkisi, yeteneklerini bastırmıştır. Benzer bir şekilde erkekler de eril enerjinin sembolü olmuştur. Güçlü, doğrudan, rekabetçi, saldırgan ve iddialı hareket etme yeteneklerini geliştirmişlerdir. Pek çok erkek kadının tersine, sezgi, duygu, hassasiyet ve besleme duygularını bastırıp inkâr etme yoluna gitmiştir. Çünkü bunlar o zamanki toplumların saygı duyacağı, anlayışla kabul edeceği bir durum değildi. Eril enerji sıcaktır, hareketi ve olayları başlatandır. İlk adımı atan, sorumluluk alan, kendine güvenen, cesur, meraklı, araştıran, kendini ortaya koyabilen taraftır.

Sol beyni idare eden eril enerji, “an”a odaklanmak yerine sürekli sorgulamalarla “farkındalık” bilincini kaçırır. Çoğu şeye itiraz ederler, güç odaklıdırlar. Eril enerjisi baskın olanlar, genelde suçu hep başkalarında ararlar, serttirler, evet demekte zorlanırlar, bencildirler, değişime kapalıdırlar, sevgiyi zayı ık olarak görürler. Doğrusal, analitik, stratejik ve pratiktirler. Eril enerjileri kısıtlandığı zaman, gerginleşirler ve sinirlenirler. Dişil enerji soğuktur. Sağ beyne yönelmiş olan dişil enerji duygusal, yaratıcı, sezgisel ve ilham yönümüzdür. Tutku, tat ve his deneyimi, eylem ve sanattır. Dişil enerji, evreni içten etkileyen yaratıcı enerjinin kaynağıdır. Aynı zamanda bilge ve en derin tarafımızdır.

Dişil enerjisi baskın olan kişiler sevgi odaklıdırlar. Kendisinden çok başkaları için yaşarlar, uyumludurlar, fedakâr ve anlayışlıdırlar, güçten kaçarlar. Dişil enerjisi baskın olan kişiler ilişkilerde ya da yaşadıkları herhangi bir başarısızlık karşısında kendilerini suçlarlar ve kendilerine haksızlık ederler. Çünkü kendilerine güvenmezler. Eril enerji gibi değişime direnmezler, değişimleri kolaydır. Hayır diyemedikleri ve çok verici oldukları için kendi yaşamlarını ikinci plana atarlar, genelde başkaları için yaşarlar.

Ata erkil kültürümüzde eril enerjimizi,dişi sezgilerimizi dengelemek ve ifade etmek için değil, bastırmak ve kontrol etmek için kullanırız. Erkeklerde daha belirgin olarak dışarıda, kadınlarda daha ince detayla yerleşmiş olarak içeride olmak üzere her iki cinste de eşit olarak vardır. Bu ataerkil kültürümüzden gelen erkek tipi, kontrolü elinden bırakmak istemeyen yanımızdır. Dişi yanımızdan korkar ve evrenin gücüne teslim olmak istemez. Bireysel kimliğini kaybetmekten korkan bu yanımız her ne pahasına olursa olsun direnir, bireyselliğe ve ayrılığa tutunur. Adeta kendisini kaybetmekten korkar. İşte kadınların miyom, kist; erkeklerin de en büyük belası olan prostatın en büyük sebeplerinden birisi bu yaratıcılığın bastırılmasıdır. Haydi arkadaşlar! Yapmanız gereken mesajı aldınız. İşbaşına! Şimdi değişim ve hareket zamanı. Bu kitabı okuduktan sonra benim yaşamımda hiçbir şey değişmedi diyebilecek hiç kimseyi tanımıyorum. Güven sen bile değişeceksin, bak göreceksin… :) Herkesi şaşırtacaksın. Hadi Güven bizi şaşırtsana! Hadi bakalım o zaman şimdi hareket zamanı!!!

Modern yaşam her şey kadar kadın erkek ilişkilerini de zamanla değiştirdi. Doğadan uzak kalmak, metropol yaşamı, sosyal değişim, kadının iş dünyasındaki değişimi, bireysel değişim, yaşam koşullarının zorluğu, iş dünyasının rekabet ortamı ve daha birçok etken erkeğin ve kadının enerji dengesinde değişimler yarattı. Bu da kaçınılmaz olarak ilişkilere negatif bir şekilde yansıdı.

İçinizdeki dişil enerjinin birbiriyle bütünleşerek dengede olması için erilin dengelenmesi, eril enerjinin dengede olması için de dişilin dengede olması gerekir. Her zaman ve büyük bir önemle bahsettiğimiz denge kavramı yine burada oldukça önemlidir. Bir kadın olarak içinizdeki dişili fark edip severek dengeye getirdiğinizde karşınıza ancak doğru erkeği seçebilirsiniz. Böylece var olan ilişkinizde erkeğin enerjisinin de dengelenmesine yardımcı olursunuz. Yine bir erkek olarak içinizdeki erili fark edip severek dengeye getirdiğinizde karşınıza ancak doğru kadını çekebilirsiniz.

Aşırı uçlara itilmiş eril enerjiye sahip bir kadın genellikle dişil enerjiye sahip bir erkeği hayatına çeker. Diğer taraftan aşırı uçlara itilmiş dişil enerjiye sahip bir erkek genellikle eril enerjiye sahip bir kadını çekecektir. Böyle bir durumda birbirlerindeki eril ve dişil enerjileri dengeleyerek bütünlenirlerse birliktelik devam eder. Eğer bütünleşme olmazsa ilişkide sorunlar yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Örneğin eril enerjisi uçlarda olan bir kadın belli bir zaman sonra erkeğin eril gücünü, desteğini görmek isteyecektir. Eril gücünü daha az kullanan erkekle eril enerjisi uçlarda olan kadının birlikteliğinde bir süre sonra erkek kadının sevgisini ve şefkatini görmek isteyecektir.
Eşinin aşırı pasi iğinden şikâyetçi olan bir kadın aslında ken- di aşırı erilliğinden şikâyet ediyordur. Eşinin aşırı yönlendirici olması, işine karışmasından bahseden bir erkek aslında kendi aşırı dişilliğinden bahsediyordur. Bu fark edilip dengelenme ve bütünlenme sağlanmazsa ilişki ya bitecektir ya da kişi dengelenmek için başka ilişkileri deneyecektir.

İlişkilerde eril ve dişil enerjiler dengelendiğinde birliktelik daha uyumlu ve bütün hale gelir. Kadın ve erkeğin kendini TAM ve BÜTÜN hissedebilmesi için yapması gereken ilk şey, kendi içindeki eril ve dişi enerjiyi yani yin ve yang’ı tanıması ve dengeye getirmesidir. Bir kez dengeye geldiğinde, artık kadın içindeki erile uygun bir erkeği hayatına çeker, erkek de içindeki dişi enerjiyi yansıtacak kadını hayatına alır. (Bunun için kitabımın uygulamalar kısmında sizler için güçlü bir teknik paylaştım.)

Kadın, son yıllarda iş hayatında ayakta kalabilmesi, rekabet ortamı, yoğun iş temposu nedeniyle güçlü olması ve harekete geçmesi ile içindeki eril enerjisini uç noktalara getirip ilişkisine de taşıyabiliyor. Yine değişen toplumsal yapıların, kadının iş dünyasına ve sosyal yaşamına yansımasıyla birlikte erkeğin içindeki dişil enerji uç noktalara kayabiliyor.

Lütfen ilişkinizde sorunlar yaşıyorsanız, ya da sürekli aynı tarz kişileri hayatınıza çekiyor ve mutsuz oluyorsanız ilişkinizi bir de bu yönden değerlendirin. İlişkinizdeki baskın ve uç noktalarda olabilecek enerjilerinizi gözden geçirip, enerjinizi tanımlayınız. Selma senin yaşamdaki rollerini bu kadar itinayla oynayabilmen beni her seferinde daha da şaşırtıyor. Sahiden bunu bu kadar muntazam nasıl başarıyorsun? Mutfakta harika bir aşçı, çocuk odasında tam bir ebeveyn, masa başında bir patron, parkta bir çocuk olabiliyorsun. Bana söylemedin ama ben senin yatak odasında da tam bir şehvetli Selma olduğunu düşünüyorum. Benden kaçmaz, saklama hadi, hadi!!!

Bircan Yıldırım

Bircan Yıldırım çok satan kitaplarım 'BEN KAZANMADAN BİTMEZ, HAYAT CESURLARA TORPİL GEÇER, YAŞAM TERAPİSİ VE DUYGUSAL ZEKA ' okurları tarafından da çok sevilen bestseller kitaplarıdır.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. hocam merhaba eril ve dişil enerji sinin önemi hangi kitabınızda

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: